Kanun Detayı

Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 21437 - Karar Yıl 2015 / Esas No : 9573 - Esas Yıl 2014





MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİDAVA : Davacı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:Davacı vekili, davacının kaza yaptığı gerekçesiyle işten çıkarıldığını, feshin haksız olduğunu belirterek, kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.B) Davalı Cevabının Özeti:Davalı vekili, davacının 28/06/2010 tarihinde önündeki araca arkadan çarpmak suretiyle meydana gelen kaza sonucu davalı şirkete zarar verdiğini, söz konusu kaza sonrası 30 günlük ücreti ile karşılanmayacak derecede müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davacının iş akdinin İş Kanunu'nun 25/II-ı maddesine göre haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının kusuru ile kaza yaptığı ve araçta 30 günlük ücretini aşacak şekilde zarar meydana geldiği, davalının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz:Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. I bendinde “İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması” halinde işverenin iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği ve bu nedenin haklı neden olacağı, bu halde işçinin 1475 sayılı Kanunun yürürlükte olan 14. Maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazanamayacağı düzenlenmiştir. İşveren, iş sözleşmesine aykırı davranışta bulunan işçiye yaptığı eylemle orantılı bir yaptırım uygulamalıdır. Yapılan eylemle orantılı olmayan ve ölçüsüz olarak nitelendirilebilecek bir yaptırım mazur görülemez. Sonuç itibariyle fesihte bir cezadır. Ölçülülük ilkesi uyarınca, uygulanacak önlem, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmalı bir başka anlatımla tedbir uygun olmalı, ulaşılmak istenen amaç açısından gerekli olmalı ve uygulanacak tedbirin sonucu olan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç, ölçüsüz bir oran içerisinde bulunmamalıdır. Bu ilke uyarınca yargıç feshin geçerli olup olmadığını kararlaştırırken, işçinin davranışının ağırlığını dikkate alarak, her olayın özelliğine göre işçinin davranışı ile işverence uygulanan fesih türü arasında bir orantısızlık (ölçüsüzlük) olup olmadığını takdir edecektir. İşçinin davranışının haklı fesih olarak değerlendirilmesi ağır ve gerekli olmayan bir sonuç ise kıdem ve ihbar tazminatının kabulü gerekecektir. Somut uyuşmazlıkta davacı şoför olmadığı halde görevlendirildiğini iddia etmiştir. Davacının bu iddiası üzerinde durulmamıştır. Özellikle davacının görev tanımı getirtilip iş güvenliği uzmanından rapor alınarak davacının görev tanımına göre araç kullandırılmasında işverenin kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, işveren kusurunun ağır olması halinde ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak feshin haksız olduğu kabul edilmelidir. Bunlar yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.F) Sonuç:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.