Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 8988 - Karar Yıl 2016 / Esas No : 11709 - Esas Yıl 2016





MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSuç : 5015 sayılı Yasaya MuhalefetHÜKÜM : Beraat ve müsadereYerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;I- Katılan vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının, sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyizlerine göre yapılan incelemede;Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,II- Sanıklar ... ve ...’ın, haklarındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;Dava konusu eşya hakkında mahallinde her zaman karar alınması mümkün görülmüştür.Sanıklar hakkında hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç hapis cezasının 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak belirlenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.24/11/2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53 maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,5237 sayılı TCK’nın 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca, sanıklar hakkındaki hükümlerden ayrı ayrı 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması ve yerlerine "24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 madde fıkralarının tatbikine," ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Nakil aracının müsaderesi hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;Ele geçen kaçak eşyanın, nakil aracının taşıma kapasitesine göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve sanık ...'ın savunmasında aracın arkadaşı olan ...'a ait olduğunu beyan etmesi ve aracın kayıt malikinin de dinlenmediğinin anlaşılması karşısında, aracın iyi niyetli 3.kişiye ait olup olmadığının ve 5237 sayılı TCK'nın 54/3.maddesinde düzenlenen hakkaniyet unusurunun tespiti bakımından, Kayıt maliki ...'un dinlenilmesi ve suç tarihi öncesinde aracın fiilen kim tarafından kullanıldığının kolluk marifetiyle araştırılarak sonucuna göre iyi niyetli 3.kişiye ait olup olmadığı ayrıca aracın hakkaniyet açısından durumu belirlenip buna göre müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, nakil aracı hakkındaki hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.