Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiracı olduğu 8. kat, 807 no'lu bağımsız bölümün 6570 sayılı Yasa'nm 7/ç maddesi gereğince tahliyesini talep etmiştir. Davalı, davayı takip etmemiş, mahkemece 6570 sayılı Yasa'nm 7/ç maddesindeki koşullar oluştuğundan bahisle davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. Davacı, tahliyesi istenilen kiralananın bulunduğu anataşınmazın tamamını 17.03.2006 tarihinde ihale yoluyla satın almak suretiyle maliktir. Dava, önceki malik E... İnşaat A.Ş. ile davalı kiracı arasında düzenlenmiş kira sözleşmesine göre süresinde açılmıştır. Uyuşmazlık, 6570 sayılı Yasa'nın 7/ç maddesine göre imar amaçlı esaslı tadilat nedenine dayalı tahliye istemine ilişkindir. 6570 sayılı Yasa'nın 7/ç maddesinde açıkça ifade edildiği üzere, bu maddeye dayalı olarak açılan davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için, yapılacak tadilatın imar amaçlı olması, esaslı işlerden bulunması, tadilat esnasında kiralananda ikamet etmenin mümkün olmaması ve projenin imarca onaylanmış bulunması zorunludur. Davacı, gerek dava dilekçesinin ekinde, gerekse yargılama aşamasında 6570 sayılı Yasa'nın 7/ç maddesinde öngörülen nitelikte tadilat projesi suna-mamıştır. Davacı tarafından tadilat projesi olarak adlandırılan proje, yangın algılama ve söndürme projesidir. Çankaya Belediye Başkanlıgı'nın 18.04.2007 tarihli karşılık yazısında, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu anata-şınmazlarla ilgili olarak tadilat projesinin bulunmadığı, sadece 07.02.2007 tarihli yangın algılama ve söndürme projesi mevcut olup, bu projenin onaylandığı ve ilgilisinin isteği üzerine 17.10.1959 tarihli mimari projesine eklendiği bildirilmiştir. Davacı, 13.02.2007 tarihinde onaylanmış yangın algılama ve söndürme projesini ibraz etmiş ve emsal dosyaların keşfinde bu proje uygulanmıştır. Hükme esas alınan 13.06.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, yangın algılama projesinin uygulanabilmesi için öncelikle ana binada yapılan proje dışı tadilatların eski hale getirilmesi gerektiğine işaret olunarak, bu durumda kiralananda oturmanın mümkün olamayacağından tahliyesi gerektiği görüşüne yer verilmiştir. Ancak, yapılan tadilatların eski malik tarafından yapıldığı ve bu haliyle kiralanıp akdi ilişkinin sürdürüldüğü tartışmasızdır. Davacı yeni malik yangın algılama projesini uygulatmak istemekle, eski malik tarafından yapılan proje dışı imalat ve tadilatların eski hale getirilmesini sağlamak, böylece tahliyeyi gerçekleştirmeyi amaçladığı anlaşılmaktadır. Davacı, 6570 sayılı Yasa'nın 7/ç maddesinde ifade edildiği şekliyle yeni bir tadilat projesi sunamamıştır. Sözü edilen maddedeki tadilat projesi, anataşınmazda yapılması düşünülen imar amaçlı esaslı tadilat ve tamirata ilişkin projesidir. Başka bir anlatımla, bu amaçla yeni bir projenin düzenlenip imarca onaylanması zorunludur. Oysa, davacı yeni malikin amacı yangın algılama projesini uygulatmak istemekle, eski malik tarafından yapılan proje dışı tadilatların ilk mimari projeye göre eski hale getirilmesini sağlamak, böylece tahliyeyi gerçekleştirmektir. Davacının dayandığı yangın algılama projesinin uygulanması, Borçlar Kanunu'nun 251. maddesi hükmü uyarınca geçici tahliyeyi gerektirir. Davacının buna ilişkin bir talebi yoktur. Bu durumda davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru olmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir. Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nın 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.01.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.