Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda kiracı olup, kira akdinin belediye encümeni kararı ile feshedildiğini, davalı hakkında kiralananı akde aykırı şekilde kullanması, burada amacına uygun çalışma yapılmaması ve kiralananın iki aydır kapalı tutulduğuna dair tespit yaptırıldığını, yapılan tespitte kiralananın bir, bir buçuk yıldır kapalı tutulduğunun, faaliyette bulunulmadığının tanık beyanıyla saptandığını, davalının bu tespite bir itirazının olmadığını, kiralananın boş ve kapalı tutulmasının akde aykırılık oluşturduğunu belirterek davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiş, davalı temsilcisi ise, davayı kabul etmediklerini, kiralananı E... Lisesi'nin faaliyetleri için kullandıklarını, kafeterya olarak kullanılmasa bile burada halk oyunları ve folklor çalışmalarının yapıldığını, belediye encümenince alınan karar hakkında da iptal davası açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını savunmuştur. Taraflar arasında akdedilen 1.5.1996 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde eski istasyon binasının sosyal ve kültürel etkinlikli kır kahvesi ve kır lokantasına dönüştürülerek kullanılacağı belirtilmiş, kira şartnamesinin 23. maddesinde de kiralanan yerde amaca uygun çalışmanın esas olduğu, faaliyet gösterilmemesi veya en çok iki ay kapalı tutulması halinde şarta uymama nedeniyle belediye encümeninin sözleşmeyi feshedebileceği kararlaştırılmıştır. Davalı kiracının kiralananı uzun süre kapalı tutarak özenle ve kullanma amacına uygun bir şekilde kullanmadığı iddia edildiğine göre Borçlar Kanununun 256. maddesinde sözü edilen süreli ihtarın muhatabına tebliğ edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir. Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün (BOZULMASINA), istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.3.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.