Anasayfa /
İçtihat /
Yargıtay Karar No : 6685 - Karar Yıl 2015 / Esas No : 6360 - Esas Yıl 2015
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk MahkemesiDavacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/07/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Davacı, dava dışı ... Otel İşletmesi'nin, mevzuat gereği kendisine indirimli tarife uygulanması gerekirken, uygulanmadığı gerekçesiyle fazladan tahsil edilen elektrik bedelinin geri alınması istemiyle ticaret mahkemesinde dava açtığını, ticaret mahkemesince verilen ve kesinleşen karar gereği bu işletmeye tarife farkı kadar bedel ödediğini, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın talimatı üzerine indirimli tarife uygulamasından vazgeçilmesi nedeniyle böyle bir ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia ederek, ödediği bedelin davalıdan rücuen tahsilini istemiştir.Davalı ise, yasal süre içerisinde zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esastan da reddi gerektiğini savunmuştur.Yerel mahkemece, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş ve dava esastan kabul edilmiştir. Rücu hakkı başkasına ait borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihlerinde gerçekleşmiştir. Davacı, ödeme tarihi itibariyle fiil ve faili bildiği gibi zarar da tam anlamıyla gerçekleşmiştir. Davanın niteliğine göre zamanaşımının başlangıç tarihi zarara neden olan haksız fiil tarihi olmayıp sonucu doğan zararın zarar görene ödendiği tarihtir. Çünkü ortaya çıkan zararı ödeyen kişi ancak bu ödeme tarihinden sonra talep edebilme hakkına kavuşur ve bu süre bir yıldır. Somut olayda, davacı şirket tarafından üçüncü şahsa yapılan son ödeme tarihi 10/05/2007 olup bu davanın açılma tarihi ise 17/07/2009 'dur. Şu durumda, yerel mahkemece, rücuan tazminat davalarında zamanaşımı süresinin bir yıl olduğu, zamanaşımı süresinin ödeme tarihinden başlayacağı ve davanın açıldığı tarih itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 25/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.