Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak, gereği görüşülüp düşünüldü:A- Katılan vekilinin sanık hakkında eziyet suçundan kurulan hükme yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçe ve takdire göre verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden istem gibi ONANMASINA,B- Sanık hakkında adam yaralama, tahdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;1- Sanığın aşamalarda alınan ifadesinde katılan mağdurenin kendisini devamlı surette aldattığını, ahlak dışı kötü bir hayat yaşadığını ileri sürmüş olmasına, Ferizli 2 Tipi Cezaevinden yazmış olduğu 18.01.2007 ve 12.02.2007 tarihli dilekçelerde de katılan mağdurenin bu durumuna ev sahibi Sevimin tanık olduğunu bildirmiş olmasına, yine olay anında mağdurenin kendisine hakaret ettiğini ve 12.01.2007 tarihli duruşmada olay günü mağdure ile buluşmak için gittiği terminalde arkadaşı Veyselln olduğunu belirtmiş olması karşısında, mağdurenin sanığa karşı olay öncesi ve olay anındaki davranışları yönünden Sevim adlı kişi ile Veysel adlı kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurularak sanığın aşamalardaki anlatımları da gözetilip sonuca göre hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,2- Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından verilen kararlarda;Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK'nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç oima şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece biriikte değerlendirilmesi lüzumu,3- 14.11.2005 tarihli tutanağa göre sanığa atılı tehdit suçunun 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. cümlede yazılı suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,4- Sanığın mağdur müştekiye karşı hakaret eylemini cep telefonu ile mesaj yazmak suretiyle gerçekleştirmiş olmasına göre, atılı eylemin 5237 sayılı TCK'nın 125/2, maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 125/1. maddesi ile uygulama yapılması,5- Kabul ve uygulamaya göre, sanığa atılı tehdit ve ayrıca hakaret suçlarının uzlaşma kapsamında olmasına ve soruşturma aşamasında usulüne uzlaşma işlemlerinin yapılmadığının anlaşılmış olmasına göre, 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesi uyarınca uzlaşma işlemlerinin yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,6- 5271 sayılı CMK'nın 230/1-a maddesine aykırı olarak karar metninde İddia makamının görüşünün gösterilmemesi,7- 5237 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin her bir suç İçin kurulan hükümde ayrı ayrı uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 8- Sanık müdafiinin son oturumdaki lehe olan hükümlerin uygulanması isteğinin 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesi uyannca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesini de kapsadığı düşünülerek tehdit ve hakaret suçları açısından bu konuda olumlu yahut olumsuz bir karar verilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 02.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.