Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 6884 - Karar Yıl 2015 / Esas No : 20855 - Esas Yıl 2014





MAHKEMESİ : BEYOĞLU 1. AİLE MAHKEMESİTARİHİ : 19/02/2009NUMARASI : 2008/598-2009/69Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IDavacı dava dilekçesinde, M.. T.. ile Beyoğlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/749 Esas, 2001/786 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, kendisi lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, daha sonra Beyoğlu 1.Aile Mahkemesinin 2004/543 Esas, 2005/141 Karar sayılı ilamı ile nafaka miktarının arttırıldığını, boşandığı eşinin 24.12.2006 tarihinde vefat ettiğini, bunun üzerine nafakanın kesildiğini, sadece kızı Ö.. Y..’a davalı kurum tarafından ölüm aylığı bağlandığını, hiçbir gelirinin bulunmadığını, mali sıkıntı içinde yaşadığını, ölüm nedeniyle kesilmiş olan nafakaya istinaden boşandığı eşinin emekli maaşının bağlanmasını istediğini bildirmiştir.Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde, davanın görevli mahkemede açılmadığını, 5510 sayılı kanundan doğan uyuşmazlıklara iş mahkemesinde bakılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece; Türk Medeni Kanunu'nun 176/3.maddesi uyarınca yoksulluk nafakasının taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkacağını, taraflar boşandığına, boşanılan eş öldüğüne göre, davacının boşandığı eşinden herhangi bir şekilde yardım talebi hakkı olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraf ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.Somut olayda; davacı boşandığı eşinin emekli maaşının bağlanmasını talep etmiş, dava aile mahkemesince incelenerek karara bağlanmıştır. Uyuşmazlık, 5510 sayılı yasadan kaynaklanmaktadır. 5510 sayılı yasanın 101. maddesinde yasanın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerince çözümleneceği öngörülmüştür. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.