MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 20/12/2011NUMARASI : 2011/376-2011/585Taraflar arasında görülen muarazanın önlenmesi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:Davacı, müvekkilin tarımsal sulama abonesi olduğunu, aboneliğinin halen devam ettiğini, tarımsal sulamada kullanılan elektrik tüketiminden kaynaklanan borcunun bulunduğunu, 6111 sayılı Kanunun 17/10. maddesinin a ve b bendi gereğince elektrik borçlarının yapılandırılması ve takside bağlanması hususunda davalıdan talepte bulunduğunu, bu talebin 6111 sayılı Kanunun 17/10. maddesi kapsamına girmediklerinden bahisle kabul edilmediğini öne sürerek, 6111 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanması hususunda çıkarılan muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, 6111 sayılı Kanunun 17/10 maddesinin a ve b bendi kapsamına girmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 29.11.2011 tarih ve 68755 sayılı yazılarına göre Osmangazi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine elektrik dağıtım lisansının 24.08.2006 tarihinde verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafa 24.08.2006 tarihinden önceki dönem için tahakkuk ettirilen fatura ve alacaklar yönünden 6111 sayılı Kanunun 17. maddesinde belirtilen şartların gerçekleştiğinin tespitine, bu dönem öncesi tahakkuk ettirilen fatura ve alacaklar yönünden çıkarmış olduğu muarazanın giderilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.25.2.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 sayılı kanunun 17.maddesinin 10.fıkrası ile, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin (TEDAŞ) veya bu Şirketin hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından ve 4/12/1984 tarihli ve 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında mevcut sözleşmeleri uyarınca faaliyet göstermekte olan dağıtım şirketlerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda lisans almadan önceki faaliyet dönemlerine ilişkin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından, vadesi 31.12.2010 tarihi itibarıyla geldiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş olanların asıllarının tamamı ile bu alacaklara ilişkin fer’iler yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar abonesi bulunulan dağıtım şirketine başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk taksit bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla fer’ilerin tamamının tahsilinden vazgeçilir. Aynı kanunun 18.maddesi ile de borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir. Somut olaya gelince; davacının yapılandırılmasını istediği borçlar, 2004/7 ila 2009/11.dönem arasındaki 9 ayrı otomatik dönem ve endeks esaslı tahakkuklardan oluşmaktadır. Davalı kurum, davacının 6111 sayılı kanundan yararlanarak elektrik tüketim borçlarının yapılandırılması amacıyla kendilerine başvurduğunu, ancak davalı kurumun kamu tüzel kişiliği bulunmayan özel hukuk tüzel kişiliğine haiz bir dağıtım şirketi olması nedeniyle enerji bedeli alacaklarının 6111 sayılı kanun kapsamında olduğundan bahsedilemeyeceğini, bu nedenle davacının anılan kanundan yararlandırılmadığını açıklamıştır. Davaya konu dönemde davalı şirketin hisselerinin tamamının Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine (TEDAŞ)aittir. TEDAŞ veya bu Şirketin hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarınının, 6111 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, davacının, tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı Yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğunun sabit olduğu ve davalının davacının başvurusunu 6111 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmesi gerektiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, davalının davacının başvurusunu 6111 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmesi gerektiği dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, elektrik dağıtım lisans tarihi esas alınarak yersiz gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.