MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTaraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacının, ....... caddesi 205/Ada 57 Parselde bulunan ... İşhanı 18 nolu dükkanın 30.11.2011 tarihine dek maliki olduğunu annesi Semahat Orhon'un miras bıraktığını, dükkanın dedesi tarafından davalıya kiraya verildiğini, kira sözleşmesine uymayan davalının 01.01.2011 tarihinde burayı 6.000 TL bedelle başkasına kiraya verdiğini ancak davacıya hiç kira ödemediğini sebepsiz zenginleştiğini belirterek, 01.01.2011-30.11.2011 tarihleri arasındaki 66.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı cevabında, davacının annesinden 18 ve 19 nolu dükkanları 07.12.1994 tarihinde satın aldığını, kat mülkiyeti kurulu olmadığından bunun arsadan pay devri şeklinde yapıldığı, bunun ihtilafa yol açtığını, taşınmazın bir kısmını kiraladığı dava dışı kiracıya karşı açtığı kira alacağına ilişkin itirazın iptali davasının bekletici mesele yapılmasını belirterek zamanaşımı ve esastan davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davacının annesi tarafından davalıya 07.12.1994 tarihinde satışı yapılan yerin hissesi nazara alındığında 4.15 m²'ye tekabül ettiği, davalının kullandığı ve kiraya verdiği alanın toplam 32.84 m² olduğu, satılan hisseden çok fazla yere tekabül ettiği, dava konusu edilen yerin 18 no'lu bağımsız bölüm olup, satış sözleşmesi ve arsa payları dikkate alındığında 19 no'yu satın aldığının kabulü gerektiği, uzun yıllardır taşınmazın fiilen davalı tarafından kullanılması nedeniyle tanık anlatımlarının lehine olmasının hayatın olağan akışına uygun bulunduğu belirtilerek, davalının 3.kişiye kiraya verdiği kira sözleşmesi ile sabit olduğundan 66.000 TL alacağın 01.01.2011 tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir.Hükmü, davalı vekili temyiz etmektedir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, dosyada mevcut bilirkişi raporu ve tapu kaydına göre, dava konusu dükkanın bulunduğu 5 parsel, arsa vasfı ile ve 2.442,54 m²'lik yüzölçümle tapuda kayıtlıdır. Dava konusu parselde kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulu değildir.Davalı, 07.12.1994 tarihinde taşınmazdan 27161/368640 hisseyi satın almış ve halen malikidir. Davacıda 30.11.2011 tarihine dek taşınmazda malik olduğunu ileri sürmüş, dosyada mevcut tapu senedine göre 30.11.2011 tarihinde toplamda 2/720 hissesini dava dışı kişilere sattığı anlaşılmaktadır. Tapu kaydının incelenmesinde davacının 27161/368640 hissesi(intikal+birleş- 02.12.2011) görünmektedir. Dava konusu taşınmazda taraflar dışında pekçok hissedar mevcuttur.Bu durum karşısında, taşınmazda kat mülkiyeti ve kat irtifakı kurulu olmadığı ve tarafların paydaş olduğu taşınmazda, davacının hissesi oranında davalıdan taleple bulunabileceği gözönüne alınarak, talepte bulunulan tarihlerde davacı hissesinin ne kadar olduğu belirlenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile talebin tümüyle kabulü doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.