Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 3101 - Karar Yıl 2015 / Esas No : 9904 - Esas Yıl 2014





MAHKEMESİ : ELAZIĞ 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 26/02/2014NUMARASI : 2012/137-2014/90Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:Y A R G I T A Y K A R A R IDavacı dilekçesi ile; babası E. Ö. 'ün 30/10/2011 tarihinde vefat ettiğini, ölümünden önce Elazığ 1. Noterliği'nin 23/01/2003 tarih ve 1699 yevmiye nolu vasiyetnamesi ile tek tasarrufunu davalı tarafa bıraktığını, murisin vasiyetnameyi hazırladığı tarihde Alzheimer hastası olduğunu ayrıca vasiyetnamenin şekil şartına uyulmadan yapıldığını belirterek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini dava etmiştir.Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.Mahkemece; usulüne uygun olarak hazırlanan ve murisin ehliyetli olarak yaptığı vasiyetnamenin iptalini gerektirecek bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davada; davacı tarafından, muris babasının alzheimer hastası olduğunu, bu hususta dinletmek istediği tanıklarının olduğunu, muris babasının Elazığ Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi'de tedavi gördüğünü belirterek, vasiyetnamenin iptali talep edilmektedir. Fiil ehliyeti yokluğu; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, hâkimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir.HUMK.nun 275, 6100 sayılı HMK.'nun 279, 282 ve devamı maddelerinde bilirkişilik müessesi düzenlenmiş olup, bu maddeler uyarınca çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde hakim, re'sen bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vermelidir. Nitekim somut olayda da murisin, vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasında hukuki ehliyetinin olup olmadığının tespiti uzmanlık gerektirir.Hal böyle olunca mahkemece; davacıdan, murisin vasiyetname tarihindeki sağlık durumunu gösterir hastane kayıt, reçete, rapor, sağlık karnesi vs. gibi delilleri re'sen sorulup istenerek, vasiyetnamenin tanzim tarihinde murisin hukuki ehliyete sahip olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli olmayan sağlık raporuna dayanılarak eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bozma nedenine göre şimdilik diğer hususların incelenmesine gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.