Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 2637 - Karar Yıl 2013 / Esas No : 23230 - Esas Yıl 2012





MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİAsıl dava dilekçesinde 60.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte, birleşen davada ise 30.000,00 TL ecrimisilin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacılar vekili esas dava dilekçesinde; davacılar ile davalının ortak murisi olan ...'in 18.06.2005 tarihinde ölümü ile taraflara intikal eden taşınmazların haksız olarak davalı tarafından kullanıldığını ve taşınmaz gelirlerinin tamamının davalı tarafından alındığını belirterek, haksız işgal nedeniyle 2006-2007 yıllarına ilişkin toplam 60.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde ise; tarafların ortak murisi ...'ten intikal eden taşınmazların davalı tarafından haksız olarak kullanılması nedeniyle, esas davada dava konusu edilmeyen 263 ve 270 parsel sayılı taşınmazlar için 2006-2007 ve 2008 dönemlerinden, esas davada dava konusu edilen ve 2006-2007 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil talep edilen taşınmazlar için ayrıca 2008 dönemi için de ecrimisile hükmedilmesi istenilmiştir. Mahkemece; mahallinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda istemin kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. HUMK'nun 388/son ve HMK 297/2 maddesi uyarınca mahkeme; kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar etmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları, mümkünse sıra numarası ile birer birer, açık, şüphe ve tereddüte yol açmayacak şekilde göstermesi gerekir. Dosya kapsamından; mahkemece, mahallinde 17.12.2008 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları doğrultusunda hüküm oluşturulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ecrimisil talep edilen taşınmazların 2006-2007 dönemlerine ilişkin ecrimisil bedellerinin hesaplandığı, esas dava ile birleştirilmesine karar verilen davacılar tarafından 20.04.2009 tarihinde açılan ecrimisil talepli dava dosyasının esas dava ile birleştirilmesinden sonra mahallinde yeniden keşif yapılmaksızın ve birleşen dava dilekçesindeki davacı talepleri karşılanmaksızın ilk alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Esas ve birleşen davaların ayrı ayrı hüküm kısmında değerlendirilmemiş olması, her iki dava yönünden taraflara tanınan hak ve yükümlülüklerin şüphe ve tereddüte yol açacak şekilde karar metninde yer almış olması, davacılar tarafından dava konusu edilen taşınmazlardan bir kısmı yönünden keşif yapılıp davacıların tüm taleplerinin yargılama aşamasında değerlendirilmemiş olması ve yasanın açık hükmüne rağmen birleşen dava hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre; tarafların diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.