Tebliğname No : KYB - 2015/311984Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ..'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 151/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl hapis ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar anılan Kanun'un 53/1-a-b-d-e maddesindeki haklardan, koşullu salıverilinceye kadar ise aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2012 tarihli ve 2008/1538 esas, 2012/260 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/09/2015 gün ve 2015-18445/59052 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2015 gün ve 2015/311984 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Sanık isminin ... yerine sehven ... olarak yazıldığı belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma” güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde, kişiler yönünden ayrım yapılmaksızın, c bendinde öngörülen yoksunluğun koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (KÜÇÜKÇEKMECE) 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 02/03/2012 gün ve 2008/1538, 2012/260 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle;sanığın, hırsızlık ve mala zara verme suçlarından hapis cezasına mahkumiyetinin yasal sonucu olarak TCK'nın 53/1. maddesinin a,b,c,d,e bentlerinde sayılan haklardan, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar (c) bendinde belirtilen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 19.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.