Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 26281 - Karar Yıl 2014 / Esas No : 19608 - Esas Yıl 2014





MAHKEMESİ : Ankara 9. İş MahkemesiTARİHİ : 04/07/2013NUMARASI : 2012/201-2013/556Davacı, davalı işverenin E. Şeker Fabrikasındaki çalışmaları kapsamında itibari hizmet süresinin tespiti ve sigortalılık sürelerine eklenmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.K A R A RDava, davacının davalı işverenin E. Şeker Fabrikasındaki çalışmaları kapsamında itibari hizmet süresinin tespiti ve sigortalılık sürelerine eklenmesi istemine ilişkindir.Mahkeme, kararında belirtilen gerekçelerle 14.10.1987 ile 1.10.2008 tarihleri arasında davanın kabulüne karar vermiştir.Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Davacının 15.10.1987 tarihinden itibaren işçi olarak E. Şeker Fabrikası tarafından kesintili olarak adına hizmet bildiriminin bulunduğu, 1991/1. ve 2. döneminde dava dışı ... sigorta sicil numaralı işyerinden, 1994/2. döneminde ... sigorta sicil numaralı işyerinden ve devam eden dönemlerde E. Şeker Fabrikası dışında işyerlerinden de hizmet bildiriminde bulunulduğu, davacının davalı işyerinin hangi bölümünde hangi tarihler arasında çalıştığına dair detaylı araştırma yapılmadığı, mahkemece, davalı işverenin E. Şeker Fabrikasındaki çalışmaları nedeniyle itibari hizmet süresinden yararlanma istemli emsal davalarda düzenlenen keşif tutanakları ile bilirkişi raporlarını değerlendiren bilirkişi raporunu esas alarak, davacının çalıştığı hiçbir bölüm ayırt edilmeden 15.10.1987 – 01.10.2008 tarihleri arasındaki çalışmalar yönünden davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur. Mahkemece, itibari hizmet süresinden faydalanma şartlarının irdelenmesinde, bilirkişi raporu ile emsal dava dosyalarındaki bilirkişi raporları ve keşifler değerlendirilmiş, ancak davacının çalıştığı bölümler tespit edilmeden, ayrıca çalışılan bölümlerin de 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi kapsamında belirtilen koşulları taşıyıp taşımadığının somut olarak araştırılıp irdelenmediği anlaşılmıştır. O nedenle davacının, davalı işyeri dışındaki hizmet cetvelinde gözüken dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimler dışlanarak, davalı işyerindeki hangi bölümdeki hangi tarihler arasında hangi işi yaptığının dökümlü olarak bildirilmesi için davalı işverenden bilgi istenmeli, davacının çalıştığı bölümündeki çalışma koşullarının belirlenmesi için mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılmalı, davacının gördüğü işin türü ve niteliği, kapsamı, diğer bir anlatımla yaptığı işin geçtiği yerin sözü edilen olumsuz fiziksel dış etkenlere maruz kalan yerlerden olup olmadığı, açık ve kesin biçimde ortaya konulmalı, ilgili madde hükmüne göre sınırlı olarak sayılan iş kolunda çalışanların itibari hizmet süresinden yararlanabileceği de gözetilerek denetlemeye elverişli, çelişkiden uzak olarak düzenlenecek rapora göre karar verilmelidir.Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve incelemeye karar verilmiş olması, usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.Kabule göre ise; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesinin 3. fıkrasının “… Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülü uygulanır.” hükmü gereği, kurulan hükümde, kabul edilen dönemler yönünden işveren tarafından bildirilen çalışma gün sayısı ve buna isabet eden itibari hizmet gün sayısının açık ve net olarak belirtilmemesi; Usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan T.. M..'ne iadesine, 04/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.