Mahkemesi : Balıkesir İş MahkemesiTarih : 26.3.2007No : 1493-488Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.2-Davacı, 01.10.1994-14.04.2006 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitini istemiş, mahkeme istemin kabulüne karar vermiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan pancar ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.Yapılan incelemede, davacının 01.05.2006 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, ziraat odası kaydının 28.04.1969 tarihinden, tarım satış kooperatifi kaydının da 08.05.1984 tarihinden itibaren başlayarak devam ettiği üzerine kayıtlı tarlalarının mevcut olduğu Bandırma Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifi’ne teslim ettiği ayçiçeği ürününden 1998, 1999 yıllarında Zengin Süt ürünleri Limited Şirketi’ne teslim ettiği süt ürününden ise 2002, 2003, 2004, 2005, 2006 yıllarında tevkifat yoluyla prim kesintilerinin yapıldığı, Bandırma Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifi’ne ait 02.09.1994 ve 10.09.1995 tarihli müstahsil makbuzlarında borsa kesintisi adı altında kesintilerin mevcut olduğu, Bağ-Kur prim kesintisinin bulunmadığı, 02.09.1998 tarihli müstahsil makbuzunda ise borsa ve Bağ-kur kesintilerinin birlikte yer aldığı, kooperatifin 11.04.2006 tarihli yazısında 1996 ve 1997 yıllarında da davacının ürün teslim ettiği belirtilmesine karşılık bu yıllara ait müstahsil makbuzlarının gönderilmediği, aynı şekilde Zengin Süt ürünleri Limited Şirketi’nin yanında da 1994 yılından itibaren davacının süt teslim ettiği bildirilmesine karşılık 1994-2002 yılları arasındaki müstahsil makbuzlarının da gönderilmediği, mahkemenin ise gerek borsa kesintisi yapılıp Bağ-Kur kesintisi yer almayan, gerekse makbuzları gönderilmeyen yıllar yönünden araştırma yapılmaksızın ilk müstahsil makbuzu itibariyle sonuca gittiği anlaşılmaktadır. Mahkemece 02.09.1994 ve 10.09.1995 tarihlerinde kooperatifçe prim kesintisi yapılıp yapılmadığı araştırılarak, kooperatiften 1996 ve 1997 yıllarına ait müstahsil makbuzları ile şirketten 1994-2002 yılları arasındaki tüm müstahsil makbuzları getirtilerek üzerinde inceleme yapılıp, prim kesintilerinin yer alıp almadığı tespit edilerek, gerektiğinde bu konuda kooperatif, şirket ve kurumun bilgilerine de başvurularak, ilk Bağ-Kur prim tevkifatının tarihi belirlenip, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olan 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesindeki kayıtların davacı adına mevcut olduğu ve 1969 ve 1984 yıllarından başlayarak aralıksız devam ettiği de gözetilerek ilk kesintiyi takip eden aybaşından 14.04.2006 tarihine kadar olan dönemin kabulüne karar verilmesi gerekirken ilk kesinti tarihi açıkça belirlenmeksizin sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.Bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davalı kurum vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.