Anasayfa /
İçtihat /
Yargıtay Karar No : 14763 - Karar Yıl 2015 / Esas No : 662 - Esas Yıl 2015
MAHKEMESİ :İş MahkemesiDavacı, murisi iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.Hükmün davalılardan ... vekilince ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.K A R A RDava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece istemlerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı gerçek kişilerin dava dışı şirketin müdürleri oldukları, yalnızca gerçek kişilerin davalı olarak gösterildiği buna karşılık işveren şirketin davalı olarak gösterilmediği, mahkemece itibar edilen kusur raporunda davalı gerçek kişilere şahsi kusur verilmediği anlaşılmaktadır.Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce, yargılamanın her aşamasında resen ele alınması gereken bir husustur.İş mahkemeleri, 5521 sayılı Yasa ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 5521 sayılı Yasa'nın 1. maddesinde, işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının iş mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Anılan maddede belirtildiği üzere, iş mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur: a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık, iş sözleşmesinden veya İş Kanunu'ndan kaynaklanmalıdır. Yukarıda da açıklandığı gibi, davacının işvereni tüzel kişi olan dava dışı şirket olup, şirket ortağı ve müdürü olan davalıların işveren vekili olma durumları söz konusu olmadığı gibi itibar edilen kusur raporunda gerçek kişi davalılara şahsi kusur verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın niteliğine göre, davaya bakmak görevi genel mahkemelere aittir. Mahkemece, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine 25/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.