Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 3083 - Karar Yıl 2015 / Esas No : 9461 - Esas Yıl 2014





MAHKEMESİ :Kadastro MahkemesiTaraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan ... ve davalılardan ...tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:K A R A RKadastro sırasında...İlçesi,...Köyü 177 ada 2 nolu 1376,23 m2 yüzölçümündeki fındık bahçesi nitelikli taşınmaz,... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/132 Esasında dava konusu olduklarından sözedilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle,101 ada 3 nolu 15174902,06 m² yüzölçümlü orman niteliği ile ...adına tespit edilmiştir. Davacı ...,...Köyünde bulunan sınırlarını belirttiği taşınmazın adına tescili istemiyle sulh hukuk mahkemesinde dava açmıştır. Sulh hukuk mahkemesince, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmaları yapılıp taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle dosya görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır.Davacı ..., asliye hukuk mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğu gerekçesiyle dava açmış; asliye hukuk mahkemesince, davanın, kadastro tutanaklarının askı ilân süresi içinde açıldığı gerekçesiyle dava dosyası, görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır.Davacı ..., asliye hukuk mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğu gerekçesiyle dava açmış; asliye hukuk mahkemesince, davanın kadastro tutanaklarının askı ilân süresi içinde açıldığı gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12/10/2009 tarih ve 2009/11710-14483 E.K. sayılı onama kararı sonrasında dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmıştır.Diğer davacılar ise kadastro mahkemesine, 103 ada 1 orman parselinin kendilerine ait kısımlarının adlarına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.Kadastro mahkemesine aktarılan ve kadastro mahkemesine ayrı ayrı açılan dava dosyaları mahkemece birleştirildikten sonra, davacı ...'in davasının kabulü ile 101 ada 3 parselin tespitinin iptaline, (L) harfi ile gösterilen 11245,93 m² yüzölçümlü taşınmazın davacı ... adına tarla ve fındık bahçesi vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan kısmın tespit gibi tesciline, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından, 20.05.2014 tarihli fen bilirkişi raporuna ek krokide (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G), (H), (I), (İ), (J), (K) ve (M) harfleriyle gösterilen taşınmazlar bakımından Maliye Hazinesi ve ... aleyhine açtıkları davanın reddine, birleşen, kapatılan ... KadastroMahkemesinin 2007/471 Esas sayılı dosya davacısı ...'ın dava konusu ... İli,...İlçesi,...Köyü,.. bulunan 177 ada 2 parsel sayılı taşınmaz bakımından davalı ...'e karşı açmış olduğu davada 10.05.2014 tarihinde yapılan keşif esnasında tarafların sulh olmaları sebebiyle tarafların sulhünün tasdikine; 177 ada 2 parsel sayılı taşınmazın (2A) rumuzuyla gösterilen kısmının davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, (2B) rumuzuyla gösterilen kısmının ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (F) bölümüne yönelik, davalı ...tarafından 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (L) bölümüne ve 117 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda temyize konu 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (F) ve (L) bölümlerinin en eski tarihli hava fotoğrafları ile kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazın niteliği ile konumu saptanmamış, diğer temyize konu 117 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, açılan tescil davası nedeniyle dava konusu taşınmaz hakkında malik hanesi ve niteliği boş bırakılmak suretiyle tespit tutanağı düzenlendiği halde, 3402 sayılı Kanunun 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, bu tür davalarda çekişmeli taşınmaz sınırında orman olması nedeniyle usulünce orman araştırması yapılmamış ve ilgili köy tüzel kişiliği davaya dahil edilmemiştir. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu nedenle; mahkemece, öncelikle köy tüzel kişiliği davaya dahil edilip ondan sonra iddiası sorulup göstereceği deliler toplanmalı, daha sonra eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen..ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazın konumu tam olarak belirlenmeli,çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetliktanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri tutanak içeriği ile çeliştiği taktirde 3402 sayılı Kanunun 30/1. maddesi gereğince tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükümleri nazara alınarak sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunu getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ...ve davacı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 15/04/2015 günü oybirliğiyle karar verildi.