TEBLİĞNAME : 1-B/2011/160361 Mahkemesi : İzmir 9.Ağır Ceza MahkemesiTarihi Esas Karar No : 09/05/2007 -2007/33 Esas -2007/161SUÇ : ( KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)Talep; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01/04/2011 tarih 2011/3617/17200 sayılı talebine istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/05/2011 tarih 2011/160361 sayılı yazısı ile; Uşak E Tipi Cezaevinde 10 yıl süre ile hapis cezasına hükümlü Y.. D..’in T.C Ziraat Bankası Buca İzmir Şubesine yatırılmakta olan emekli maaşının cezaevi mutemedi tarafından düzenli şekilde çekilerek kurumdaki hesabına yatırılmasına dair Uşak İnfaz Hakimliğinin 28/05/2010 tarih 2010/70-70 sayılı kararının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 407. maddesi gereğince vasi tayini suretiyle yapılması gerektiğinden CMK.nun 309. maddesi gereğince yazılı emir yoluyla bozulması ihbar edilmiştir.TÜRK MİLLETİ ADINAI) Olay: Hükümlü Y.. D.. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2007 tarih 2007/33 Esas 2007/161 karar sayılı hükmü ile TCK 81/1,35/2 ve 62/1 maddeleri gereğince 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.Hükme karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 1. CD, 2008/2594 Esas, 2010/1085 Karar sayılı ilamı ile onanarak 24/02/2010 tarihinde kesinleşmiştir.Hükümlünün 25/05/2010 tarihli talebi doğrultusunda Uşak İnfaz Hakimliğinin 28/05/2010 tarih 2010/70-70 sayılı kararı ile hükümlünün Ziraat Bankası Buca İzmir Şubesindeki hesabına yatan her türlü aylık maaş ve havalelerin cezaevi idaresi tarafından görevlendirilecek memur vasıtasıyla çekilip, hükümlüye verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı itiraz yoluna başvurulmadığından kesinleşmiştir.II)Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:10 yıl süre ile hapis cezasına hükümlü Y.. D..’in günlük ihtiyaçlarını karşılamak üzere hesabına yatan paranın cezaevi görevlisi tarafından çekilip hükümlüye teslimine infaz hakimliğince karar verilip verilemeyeceğidir.III) Hukuksal değerlendirme;4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 407. maddesinde “Bir yıl veya dahafazla uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır.”M.K. 14. maddesinde “…kısıtlının fiil ehliyeti yoktur.”M.K.403/1 maddesinde “…..Vasi, vesayet altındaki kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukuki işlemlerde onu temsil etmekle yükümlüdür.M.K. 397. maddesinde “Vesayet makamı Sulh Hukuk mahkemesidir.”M.K. 419. maddesinde “Vesayet makamı gecikmeksizin vasi atamakla yükümlüdür.”M.K. 16. maddesinde ; “Kısıtlılar, yasal temsilcilerini rızaları olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremezler.” emredici hükümleri mevcuttur.Yukarıda açıklanan yasal düzenleme gereğince 1 yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkum olanların kısıtlı olacağı, fiil ehliyetlerinin kalkacağı, kısıtlının haklarını korumak ve işlerinin idaresi için vesayet organınca vasi atanması gerekeceği, kısıtlı ile ilgili hukuki işlemlerde vasinin yetkili olduğu anlaşılmaktadır.IV) Sonuç ve karar: 10 yıl hapis cezasına hükümlü Y.. D..’in 4721 sayılı Yasanın Türk Medeni Kanununun 407/1 maddesi gereğince vesayet altına alınması gerektiği, vesayet makamının Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu, kısıtlı adına hukuki işlemleri yapmakla usulünce atanan vasinin yükümlü olacağı gözetilmeden, vasinin görevini yapmak üzere cezaevi memurunun görevlendirilmesi yasaya aykırı olduğundan, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince Uşak İnfaz Hakimliğinin 28/05/2010 tarih 2010/70-70 sayılı kararının BOZULMASINA, Gereği mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE), 06/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.