Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 384 - Karar Yıl 2017 / Esas No : 4451 - Esas Yıl 2016





MAHKEMESİ :Ağır Ceza MahkemesiSUÇ : Eşini kasten öldürmeye teşebbüs etmeHÜKÜM :TCK.nun 82/1-d, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca; 15 yıl hapis cezasıTÜRK MİLLETİ ADINA Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'in, eşi olan mağdur ...'e yönelik eyleminin sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin takdiri indirim hükmünün uygulanmasının isabetsizliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,Ancak;a- Sanığın, savunmalarında 112 Acil Servisi ve ailesini aradığını savunması, mağdurun 10.04.2014 tarihli dilekçesinde sanığın komşuları çağırdığını, kayınvalidesine telefon açtığını, telefonu kendisine vererek ambulansı aramasını sağladığını beyan etmesi karşısında belirtilen hususlar araştırıldıktan sonra sanık hakkında TCK'nun 36. maddesinde düzenlenen "gönüllü vazgeçme" hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışmasız bırakılması,b- Sanığın eylemi sonucu yaralanan mağdur ...'de meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının kesin olarak belirlenmesi açısından rapor, film ve grafiler ile tüm tedavi evraklarının Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kuruluna gönderilerek rapor aldırılması gerektiği gözetilmeden, yetersiz raporlara dayanılarak eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,c- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90. maddesinin delaleti ile Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c. maddesi gereğince, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, anılan maddede yer alan ücretsiz müdafii yardımından yararlanma koşullarından “adaletin selametinin gerektirmesi” kıstası ile ilgili yerleşmiş içtihatları dikkate alınarak; sanığın 5271 sayılı CMK'nun 150/3. maddesi gereğince kendisine atanan zorunlu müdafii yardımından ücretsiz olarak faydalanma hakkı bulunduğu halde yargılama giderleri arasında gösterilmesi,d- Mağdur ...'in usulüne uygun şekilde davaya katılma istemi ve bu konuda verilmiş bir karar bulunmadığı halde karar başlığında mağdur yerine katılan olarak gösterilmesi,Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ile katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün, tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, bozma nedenlerine ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık müdafiinin tahliye isteminin reddine, 13/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.