Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 5030 - Karar Yıl 2014 / Esas No : 3413 - Esas Yıl 2014





MAHKEMESİ : Yenişehir Asliye Hukuk MahkemesiTARİHİ : 14/02/2013NUMARASI : 2011/329-2013/47 Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan A.. O.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R ITemyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.Şöyle ki;1-Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak dava konusu ile karşılaştırılan taşınmaz 9,42m² yüzölçümlü bir dükkanın satışına ilişkindir. Somut emsalin bulunduğu yer ve cinsi dikkate alındığında, satış işleminin zeminden çok üzerinde yer alan ticari işletmeye yönelik olduğu sonucuna ulaşılır. Bilirkişi kurulunca emsal taşınmaz üzerindeki yapının, değeri hesaplanıp satış bedelinden düşülerek zemine isabet eden bedel bulunmaya çalışılmış ise de, bu hesaplamada ticari işletmenin değerinin yer almadığı ve esasen böyle bir hesaplamanın objektif olarak yapılamayacağı kuşkusuz olduğundan, bu tür bir emsalin gerçek zemin değerine de ulaşılamayacaktır. Bu sebeple bilirkişi kurulunun emsal seçimini isabetli yaptığından söz edilemez. Emsalin özel amaçlı olmayan, özel nitelikleri bulunmayan taşınmaz satışlarından seçilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,2-Tapu maliklerinden K.. O..'un adının veraset ilamı ve nüfus kaydında M.. K.. O.. olarak yazıldığı anlaşılmakla adı geçenlerin aynı kişi olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Kabule göre de;3-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın değerlendirme tarihi itibariyle Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Fiyat Listesine göre birim değeri tespit edilip varsa eksik imalat ve belirlenecek yaşına göre yıpranma payı da indirilerek değerinin hesaplanması gerekirken, binanın ekonomik değerinin olmayacağı ve dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerekeceği kanaatini belirten bilirkişi raporuna göre karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Ayrıca;4-Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tescili için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir. Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesi'nin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.