Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 10471 - Karar Yıl 2016 / Esas No : 9671 - Esas Yıl 2014





MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi-K A R A R-Davacı vekili, müvekkilinin 30/12/2008 günü yolcu olarak en arka koltuğunda oturduğu halk otobüsünün kasise süratli girmesi sonucu müvekkilinin otobüsün koridoruna yuvarlanarak yaralandığını, hastaneye götürülmesini talep ettiğini, ancak otobüs şoförünün müvekkilinin otobüsten inmesini talep ettiğini, müvekkilinin otobüsten inerek hastaneye gittiğini, yapılan tetkiklerde omurgasının iki yerden kırık olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin şikayeti üzerine soruşturma yapılıp dava açılmış olmasına rağmen müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren sürücü ile bulunduğu aracın ve bu araca ilişkin sigorta poliçelerinin şu ana kadar tespit edilemediğini, olayda sigortalı ve ilgili sigorta poliçeleri tespit edilemediğinden davalı Güvence Hesabının tedavi giderleri için toplam 250.000,00 TL, sürekli sakatlık tazminatı için toplam 250.000,00 TL teminat limiti ile sorumlu olduğunu belirterek fazlaya dair hakları ile otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası tazminatına ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın ticari avans faizi ile birlikte teminat limitleri dahilinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacılar tarafından ispata yarayacak ve müvekkili Hesaptan tazminat talebine esas teşkil eden ve iddia olunan maluliyetin araç içinde kaza sonucu meydana geldiğine ilişkin belgelerin hiçbirini dava dilekçesi ekinde sunmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın Güvence Hesabının sorumluluğuna girebilmesi için kazanın Güvence Hesabı Yönetmeliği uyarınca gerçekleştiğinin ispatı gerektiğini, kazaya neden olduğu iddia olunan aracın öncelikle plakasının ne olduğu ve trafik poliçesi ile iddia olunduğu şekilde zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası kapsamında araç sınıfında olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava dilekçesinde iddia olunduğu gibi il içinde ilçeler arası yolcu taşımacılığı yapan hak otobüsü türü araç için zorunlu ...Yolu Taşıma Sigortasının düzenlemesi zorunluluğunun olmadığını, açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, olayda taşıma şehiriçi yolcu taşımacılığı olduğunu için talebin poliçe teminatına girmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dava trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi maddi tazminat istemine ilişkindir.Güvence Hesabı'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve Hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9.maddesinde belirtilmiştir.Mahkemece her ne kadar davacının kaza geçirdiği aracın ... plakalı araç olduğu ve aracın kaza tarihinde... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisinde buna ilişkin net bir delil bulunmadığı ve Jandarma tarafından düzenlenen tutanakta plaka numarasının neye göre belirlendiğinin belli olmadığı halde davacının yaralanmasına sebep olan aracın ... plakalı araç olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.