Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 3337 - Karar Yıl 2014 / Esas No : 9788 - Esas Yıl 2012





Tebliğname No : 11 - 2010/31640MAHKEMESİ : Ankara 7. Ağır Ceza MahkemesiTARİHİ : 07/12/2009NUMARASI : 2009/110 (E) ve 2009/395 (K)SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık Dosya incelenerek gereği düşünüldü;Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.TCK'nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.Aynı katılana yönelik ve aynı eylem nedeniyle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/347 esas numaralı dosyası kapsamında yapılan yargılama neticesinde beraatine hükmolunan sanık M..Y..'ın sahibi olduğu arsasında kat karşılığı inşaat yapımı için anlaştığı C..M.. İ..İnşaat Mimarlık Mühendislik Emlak Otomotiv Ticaret Limited Şirketi'nin yetkilisinin sahip olduğu hisselerini aynı olay kapsamında Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/347 esas numaralı dosyası kapsamında yargılaması devam eden sanıklar İ..Y..ve M..T..in devir aldıkları, sanık İ..Y..'ın abisi olan sanık H..Y.. ile sanıklar İ..Y..ve M..T..'in ekonomik olarak sıkıntıya girdiklerini söyleyerek, kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırı olarak M..Y.. 'dan 2 no'lu bağımsız bölümün satışı için kendilerine vekalet vermesini istemeleri üzerine, birlikte Ankara 17. Noterliği'ne gittikleri, M..Y..'ın sadece 2 no'lu bağımsız bölümün vekaletini vermek istemesine rağmen, sanıklar diğer bağımsız bölümlerin satışını da kapsar şekilde sanık H..Y..'ın vekil tayin edildiği bir vekaletnameyi, asıl vekaletin nüshası diye kandırarak M.. Y..'ın imzasını attırdıktan sonra, H..Y..'ın diğer bağımsız bölümleri baldızı olan ve yargılama sonunda beraat eden diğer sanık E..A..'a tapuda satış göstererek devrettiği ve bu dairelerin satışı için sanık H.. Y..'dan vekaletname aldığı, akabinde sanık H..Y..'ın emlakçılık yaptığı iş yerine gelen katılanın ev almak istediğini söylemesi üzerine, sanık H..Y..'ın suça konu henüz % 6'sı tamamlanmış dairelerin tapu kayıt suretlerini alarak, aslında büyük bir kısmı tamamlanmış olan başka bir yerdeki binaya katılanı götürdüğü, bu binanın önüne tapudaki kayıtlara uyan ada ve parsel numaralarının yazılı olduğu Y..İnşaat levhasını asarak katılanı kandırmak suretiyle, suça konu 5 ve 9 numaralı dairelerin satımı konusunda anlaştığı, birkaç gün sonra katılan ile Mamak 2 no'lu Tapu Sicil Müdürlüğü'ne giden sanığın, suça konu dairelerin satışını yaptığı, bu şekilde sanıklar İ.Y.., M..T.. ve H.. Y..'ın fikir ve irade birliği içerisinde kamu kurumu niteliğindeki Tapu Sicil Müdürlüğü'nü aracı kılarak katılana karşı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;Ankara 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/347 esas, 2009/75 karar sayılı dosyası üzerinden aynı katılana yönelik ve aynı iddianameye konu olan eylemler nedeniyle yürütülen yargılama neticesinde; sanıklar İ..Y.. ve M..T.. haklarında 17.03.2009 tarihinde verilen mahkumiyet hükümlerinin, dairemiz tarafından 19.09.2013 tarihinde yapılan temyiz incelemeleri neticesinde; 2012/140 esas ve 2013/13598 karar sayılı ilamı ile eksik inceleme gerekçesiyle bozularak mahkemesine gönderildiği, her iki dosya arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğunun anlaşılması karşısında; ilgili dosya karara bağlanmamış ise birleştirilmesi, karara bağlanmış olması halinde ise dosyanın getirtilip incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.