Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 30494 - Karar Yıl 2015 / Esas No : 6207 - Esas Yıl 2015





MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSUÇ : Mala zarar vermeHÜKÜM : MahkumiyetDosya incelenerek gereği düşünüldü;Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.Sanığın, katılana ait Köfteci ... isimli işyerine çorba içmek için gittiği, bir süre sonra arka masadan kedisine küfür edildiği gerekçesi ile işyerine ait masayı devirip, üzerindeki eşyaların kırılmasına neden olduğu gibi, güvenlik kamerasını görüntüleri üzerinde inceleme yapan bilirkişinin de belirttiği üzere sandalyeyi masanın üzerine fırlatarak zarar verdiği somut olayda; sanığın kısmi ikrarı, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu ile rapor içeriğindeki fotoğraflara göre; mala zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, aşağıdaki neden dışında sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;Sanığın zararı gidermek konusunda iradesini ortaya koymasına rağmen, zararın miktarının tespit edilmemiş olması, sanığın kendisinden fahiş miktarların istendiğini savunması karşısında, mahkeme tarafından zararın tespit edilip, sanığın zararı gidermesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı ile sabıkasız olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmasından sonra hüküm kurulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.