Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 12406 - Karar Yıl 2012 / Esas No : 11159 - Esas Yıl 2012





MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 02/03/2011 gününde verilen dilekçe ile ... kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26/04/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A RDava, ... kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davalı idare vekili, davacının davasını ispat etmesini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.... Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların ... kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.2-Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların ... kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, ... kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, ... ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının murisinin baba adının dosya içerisindeki nüfus müdürlüğünce düzenlenen 12.05.2011 tarihli nüfus kaydında ...", elektronik ortamda mernis sisteminden alınan 05.12.2011 tarihli nüfus kaydında ise ..." olarak farklı şekillerde yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu çelişki giderilmeden davanın sonuçlandırılması doğru değildir. Bu nedenle, her iki kayıt nüfus müdürlüğüne yazılacak yazı ekinde gönderilerek hangi kaydın doğru olduğu tespit edildikten sonra bu kayda göre düzeltme yapılmalıdır.Ayrıca; davacı, murisi olan ... malikinin sadece ... kaydındaki baba adı ve adının düzeltilmesini istemiş ve mahkemece de bu şekilde düzeltme yapıldığı görülmüştür. ... kaydının malik hanesinde kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen ... malikinin soyadının yer almadığı anlaşılmaktadır. Kimlik bilgileri bir bütün olup mahkemece bu şekilde yapılan düzeltme ile ... malikinin kimlik bilgilerindeki eksikliklerin giderildiği, davacının bu davayı açarak ulaşmak istediği amacın gerçekleştiği de söylenemez. Burada HMK'nın 26. maddesi hükmünün uygulama yeri de yoktur. Bu durumun önlenmesi için mahkemece ... malikinin ...” olan soyadı da eklenerek ... kaydındaki kimlik bilgilerinde bütünlük sağlanacak şekilde düzeltme yapılması gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş; bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.Kabule göre de; hükme esas alınan nüfus kaydında murisin baba adı "..." olarak yazıldığı halde hüküm sonucunda "..." şeklinde yazılması da yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.