Mahkemesi :Asliye Ceza MahkemesiSuçlar : Kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmeSuç Tarihleri : 06/06/2011-08/06/2011 Hükümler : 1- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı TCK'nın 123/1, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet 2- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı TCK'nın 136/1, 43/1, 62/1, 51/1-3, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet Kişilerin huzur ve sükununu bozma ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin 06.04.2016 tarihli tevdi kararı uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan dolayı kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizi ile ilgili görüş içeren ek tebliğnamenin düzenlendiği belirlenerek yapılan incelemede: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı hükmedilen hapis cezası ertelendikten sonra, TCK'nın 51/3. maddesi gereğince, mahkum olunan ceza süresinden az denetim süresi belirlenemeyeceğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı, 2- Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kurulan hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının B-5 harf ve rakamıyla gösterilen bölümünün sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan dolayı denetim süresinin belirlendiği 2. paragrafındaki, “1 YIL” ibarelerinin, “1 YIL 6 AY 22 GÜN” şeklinde değiştirilmesi, hüküm fıkrasının 53. maddenin uygulanmasına ilişkin B-6 harf ve rakamıyla gösterilen bölümünün hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine, “6. Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun'un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin mahkumiyet hükmünün isteme uygun olarak DOĞRUDAN ONANMASINA, 09.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.