Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 14329 - Karar Yıl 2011 / Esas No : 33551 - Esas Yıl 2010





MAHKEMESİ: İstanbul 9. İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ: 30/09/2010NUMARASI: 2010/356-2010/1378Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlar Kanunu'nun 114/2. maddesi aynen; "Hususi ile mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi veya yeni bir kefaletname imza etmek tecdidi tazammun etmez." hükmünü içermektedir. Somut olayda borçlu hakkında bonoya dayalı olarak 09.06.2008 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçilmesinden sonra, alacaklı ile borçlu arasında varlığı çekişmesiz 05.02.2009 tarihli "protokol-makbuz" başlıklı belgenin imzalandığı, bu belgede; icra dosya borcunun 15.500 TL olarak kabulü ile bu borç için her biri 3.875 TL bedelli olan 20.03.2009-20.04.2009-20.05.2009-20.06.2009 tarihli çeklerin alındığı, çekler tahsil edildiğinde borçlunun dosya borcundan ibra edileceği, vadelerinde ödenmedikleri takdirde icra dosyasında yazılı borç rakamından tahsil edileceği yazılıdır. Alacaklı söz konusu çeklerden 20.06.2009 keşide tarihli çekin ödenmediğini iddia etmiş olup, borçlunun ibraz ettiği 15.06.2009 tarihli 1.850 TL ve 29.06.2009 tarihli 2.000 TL değerinde iki adet banka makbuzunda çeke atıfta bulunulmadığı, dolayısıyla borçlunun, protokolde yazılı çekleri vadesinde tamamen ödemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda protokol hükümleri gereğince icra dosya borcunun geçerli olacağının kabulü gerekir. Öte yandan BK'nun 114/2. maddesi gereğince, takibe konu bonoya karşılık çeklerin verilmesi ile borç ilişkisinin yenilendiği ve bu yenileme ile birlikte borcun ödendiğinden söz edilemez. İcra müdürünün bakiye borcun tahsili için talimat yoluyla yaptığı haciz işlemi usul ve yasaya uygun olup, mahkemece borçlunun haczin iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü ile takibin durdurulması ve mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.