Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 1602 - Karar Yıl 2017 / Esas No : 4745 - Esas Yıl 2016





MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSuç : Sahte fatura düzenlemeHÜKÜM : MahkumiyetGerekçeli karar başlığına yanlış yazılan suç tarihlerinin sahte olduğu iddia edilen faturaların düzenlendiği tarih olması karşısında, en son faturanın düzenlendiği tarih olan 15.10.2005 ve 16.08.2006 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.1- Suç tarihinde sanıkların ... İnş. Kundura Oto San. Tic. Ltd. Şti isimli şirketin ortakları oldukları, sanık ...'nun 5 yıl süre ile müdür olarak seçildiği, sanık ...'ın şirketle aktif olarak ilgilenmediği, düzenlenen faturalar ile bir ilgisi olmadığını savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanık ... tarafından şirket faaliyetleriyle ilgili beyanname, fatura, şirkete ait bir belge düzenleyip düzenlemediği müdür veya ortak sıfatıyla şirketten bir maaş ya da pay alıp almadığı araştırılıp bu konuda fatura verilen kişiler tespit edilip tanık sıfatıyla dinlenerek faturaları hangi şahıstan aldıkları ticari ilişkiyi kiminle gerçekleştirdikleri hususunda bilgilerinin sorulması ve gerekli görüldüğü takdirde faturalardaki el yazısı ve imzaların sanık ...'a ait olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi, 2- 213 sayılı Yasanın 367. maddesi uyarınca dava şartı olan vergi dairesi başkanlığı mütalaası ve dayanağı olan vergi suçu (kaçakçılık) raporunun "2005-2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçuna ilişkin olduğu, 09.06.2008 tarihli iddianame ile sanıklar hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açıldığı, sahte fatura kullanmak suçundan usulüne uygun olarak verilmiş dava şartı olan mütalaa bulunmadığı, sahte fatura düzenlemek ve kullanmak eylemlerinin birbirinden bağımsız ve ayrı suçları oluşturduğu; kararın gerekçesinde sanıkların sahte fatura düzenledikleri ve bu şekilde vergi usul kanununa muhalefet suçunu işlediklerinin kabul edildiği belirtilmesine karşın, hüküm bölümünde, ''mal ve hizmete dayanmaksızın sahte faturalar kullanıldığının tespit edilmesi'' denilmek suretiyle gerekçe ve hüküm arasında çelişkiye neden olunması, 3- Sahte fatura düzenleme suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı aylarda/zamanlarda düzenlenen sahte fatura eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme sahte fatura düzenleme suçunu oluşturacağı, suç tarihinin de son faturanın düzenlendiği tarihe göre belirleneceği cihetle; somut olayda sanık hakkında, “2005-2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından kamu davası açıldığı, her takvim yılındaki eylemlerin ayrı ayrı zincirleme biçimde işlenmiş suçları oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri de uygulanmadan tek hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, yasaya aykırı,4- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.