MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİTaraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2011 tarih ve 2010/728-2011/440 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'nın ... Şubesi'nden verilmiş kredi kartının bulunduğunu, bu kartın kopyalanarak çeşitli şehirlerdeki bankamatiklerden nakit para çekildiğini, müvekkilinin davalı Banka'nın müşteri hizmetlerinden aranması üzerine durumdan haberdar olduğunu, söz konusu işlemler ili müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını, davalı Banka'nın icra takibi ve haciz yapmasının engellenmesi amacıyla baskı altında müvekkilince davalı Banka'ya kredi kartı borcunun ödendiğini, davalı Banka'nın gerekli önlemleri almadığını ve yeterli özeni göstermediğini ileri sürerek, toplam 7.038 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendi adına açılmış bulunan kredi kartı hesabından bilgisi olmaksızın sahte kartla farklı tarihlerde nakit para çekme işleminin yapıldığını ileri sürerek ödediği bedelin iadesini istediği, bu hali ile uyuşmazlığın tüketici ile satıcı arasındaki kredi kartı kullanımından kaynaklandığı, 5464 sayılı Kanun uyarınca uyuşmazlığa bakma görevinin tüketici mahkemesine ait oldğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmak üzere ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalı Banka'nın özen yükümlülüğüne aykırı davranarak sahte kredi kartıyla işlem yapılmasına sebebiyet verdiğini ileri sürmüştür. Bu durumda uyuşmazlığın kredi kartı kullanımından kaynaklandığı söylenemeyeceğinden somut uyuşmazlığa 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun uygulanma imkanı yoktur. O halde, mahkemece davalı banka aleyhine açılan davanın niteliği itibariyle TTK.'nun 4. maddesi uyarınca mutlak ticari dava olduğu ve tüketici mahkemesinde görülmesinin mümkün bulunmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.