Kanun Detayı

Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 15120 - Karar Yıl 2013 / Esas No : 11354 - Esas Yıl 2013





MAHKEMESİ : SİNCAN 1. SULH HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 19/03/2013NUMARASI : 2013/183-2013/344Yanlar arasında görülen tapu kayıt düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazlar hakkında Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1173 esas sayılı dosyasında derdest dava bulunduğu gerekçesiyle HMK'nin 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; E., C.ve H.M. K.'ın 05.12.2011 tarihli ortak dava dilekçesiyle; E.ve C.'in miras bırakanlarının nüfus kütüğünde O.K.olarak kayıtlı olduğu halde 613, 2732, 1344, 2710, 2906 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında O. K.yazıldığını, H. M. Kılınç'ın miras bırakanının nüfus kütüğünde H.A.K.olarak kayıtlı olduğu halde 39 parça taşınmazın tapu kayıtlarında A.K.veya H.A. K.yazıldığını belirterek, anılan parsellere ait tapu kayıtlarının nüfus kaydına göre düzeltilmesi isteğiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/453 esas sayılı davayı açtıkları, mahkemece, E.ve C. tarafından açılan dava tensiben ayrılarak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/509 esas sayılı dosyasına kaydedildiği, daha sonra dosya görevsizlik kararı verilerek Sulh Hukuk Mahkemesindeki yukardaki esas numarasını aldığı, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/453 esas sayılı dosyasında da görevsizlik kararı verilerek dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesinde 2012/1173 esas numarasını aldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, derdest bir davanın varlığından sözedebilmek için davanın tarafları ve sebebi yanında kesin hükümde olduğu gibi, dava konusunun da aynı olması gerekmektedir. Somut olayda, temyize konu dava dosyası ile Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1173 esas sayılı dava dosyasının taraflarının farklı olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince de Eşref Kılınç ve Cengiz Kılınç tarafından açılan dava yönünden tensiben tefrik (ayırma) kararı verildiği, bu durumda derdest bir davadan sözedilemeyeceği halde, yerel mahkemece anılan hususlar gözetilmeksizin dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme kararının (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz eden davacıya geri verilmesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.