Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 9537 - Karar Yıl 2014 / Esas No : 2003 - Esas Yıl 2013





Dosya incelenerek gereği düşünüldü;Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksihalde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.Katılan R.. Ü..'ın alışveriş sepetinde bulunan çantası ve bir kısım eşyaları, kredi kartları ile Akbank Kozyatağı şubesine ait kendi adına düzenlenmiş 24549-8 hesap numaralı Z3983706 ile Z3983725 arasında seri numaraları olan toplam 20 adet boş çek yaprakları ile bir kısım müşteri çeklerinin çalındığı, çalıntı çeklerden Akbank Kozyatağı şubesine ait Z3983716 seri numaralı keşidecisi R.. Ü.., keşide tarihi 08/09/2008 olan 12.300 TL bedelli çekin İmamoğlu Akbank Şubesine şubesine katılan B.. D.. tarafından ibrazı ile çalıntı olduğunun anlaşıldığı, katılan B.. D..'nun petrol ürünleri ticareti ile uğraştığı, sahte çeki 2-3 ay kadar önce kendisinden akaryakıt alan sanık M.. B..'un borcu nedeniyle kendisine İmamoğlu'nda verdiğini, çekte B. Y. ve M.. B.. adına iki adet ciro olduğunu, çeki tahsil edemediği için çek bedeli kadar M.. B..'tan alacağı olduğunu ve sanıktan şikayetçi olduğunu bildirdiği olayda; sanığın aşamalardaki savunmasında; katılan Bilal ile ticari ilişkisini kabul ettiği ancak ısrarla bahsi geçen çalıntı çeki kendisinin vermediğini savunduğu, alınan bilirkişi raporlarında da çekteki yazı, keşide imzası ve ciro imzalarının sanığa ait olmadığının anlaşıldığı, katılan Bilal'in de aynı şekilde çeki ısrarla sanıktan önceden imzalanmış şekilde aldığını, hatta sanığın amcasının oğlu R. B. olaya tanık olduğunu açıkladığı, R. B. tanıkolarak dinlendiği, ifadesinde; sanığın uzaktan akrabası olduğunu, katılan Bilal'in beyanlarıyla ilgili bilgi sahibi olmadığını, sanığın Ramazan isminde bir kardeşi ve öz amcasının oğlu olduğunu, bahsi geçen tanığın bu şahıslar olabileceğini açıkladığı, ayrıca; hesap sahibi katılan R.. Ü..'ın da çalınan çeklerle ilgili şikayetçi olduğu ve hırsızlıkla ilgili Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/29900 sayılı dosyası ile soruşturmaya başlanıldığının anlaşılması karşısında; bu soruşturmada kamu davası açılıp açılmadığının, açılmış ise; davanın sonuçlanıp sonuçlanmadığının araştırılarak, ilgili dosyanın getirtilip bu dosya içerisine konulması, ayrıca; sanığın kardeşi ve öz amcasının oğlu olan R. B. isimli şahısların açık adres ve kimlik bilgilerinin tespiti ile suça konu çekin sanık tarafından katılan Bilal'e verilip verilmediği verildi ise önceden doğan borç için mi yoksa aynı anda alınan ürün karşılığında mı verildiği hususunda bilgi ve görgülerine başvurmak suretiyle tüm deliler birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.