Kanun Detayı

Anasayfa / İçtihat / Yargıtay Karar No : 2973 - Karar Yıl 2016 / Esas No : 25804 - Esas Yıl 2015





MAHKEMESİ :İcra Hukuk MahkemesiYukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Alacaklı tarafından keşideci borçlu ... aleyhine bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 ödeme emrinin 23.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 27.03.2015 tarihinde (5 günlük yasal süre içinde) icra mahkemesine başvurarak bononun zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğü, mahkemece istemin kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Takip dayanağı belge, kambiyo senedi niteliğinde bono olduğundan, uyuşmazlık konusu olayda takip dayanağı senedin tanzim tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK.’nun 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerekir. TTK.nun 661. maddesinde, bonolar için 3 yıllık zamanaşımı öngörülmüştür. Diğer yandan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 133. maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan TTK.’nun 662. maddesine göre; “Müruruzaman; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleriyle kesilir.” Ayrıca, başlatılan takipte zamanaşımı süresince, alacaklının, icra dosyasında takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunması ve takibi işlemsiz bırakmaması gerekir.Somut olayda; takibe dayanak bononun ödeme tarihinin 15.09.2008 olduğu, takibe ise 26.05.2010 tarihinde başlandığı, alacaklının sırasıyla 30.07.2010, 23.12.2010, 10.01.2011, 13.01.2012, 20.02.2013 tarihlerinde borçlunun adresinin tespiti ile ödeme emrinin tebliğ edilmesi talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 23.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Alacaklının, borçluya, ödeme emrinin tebliğ edilmesine ilişkin her talebi, takibin devamını sağlamaya yönelik bir işlem olup, bonolar için öngörülen 3 yıllık zamanaşımını keser. Öte yandan TTK'nun 663. maddesi uyarınca; zamanaşımını kesen işlem kimin hakkında yapılmışsa, ancak ona karşı hüküm ifade eder ve zamanaşımının kesilmesi ile kesildiği tarihten itibaren yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar. Takipte alacaklının, borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmesine ilişkin her talebi ile zamanaşımının kesildiği, talepler arasında 6762 sayılı TTK.'nun 661/1. maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.O halde mahkemece, zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.